Hikmet Şimşek ( 1924)- (12.10.2001)
1924′te Siirt’in Pervari ilçesinde doğdu. Müziğe ilgisi nedeniyle 1946 yılında Harbokulu’ndan ayrılarak Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kompozisyon bölümüne giren Hikmet Şimşek, E. Zuckmayer ve Ferit Alnar ile çalıştıktan sonra Adnan Saygun’un öğrencisi oldu. 1953′te mezun olan ünlü sanatçı aynı konservatuvara öğretmen olarak atandı. Konservatuvar orkestra ve korosunu yöneterek şefliğe ilk adımını atan Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nı (CSO) başarılı bir şekilde yönetince dikkatleri üzerine çekti ve yurt dışına kursa gönderildi. 1959 yılında yurda dönünce de CSO’ya yardımcı şef olarak atandı. 25 yıla yakın bir süre boyunca CSO’daki şeflik görevinin yanı sıra, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda öğretmenliğe de devam etti.
Türkiye’de büyük çoğunluk onu pazar günleri TRT 1 ekranında yönettiği ‘Pazar Konseri’ ile tanıyordu. Şimşek’in bu konserlerinin en önemli özelliklerinden biri de çalacağı parçaları seyircilere anlatmasıydı. Bu onun kişiliğinin adeta bir göstergesiydi. Yaşamı boyunca çocuklardan büyüklere kadar her yaş grubuna müziği anlattı, icra etti.
Hikmet Şimşek sadece klasik müziğin Türkiye’de yerleşmesine katkıda bulunmamış, Türk besteci ve sanatçılarının yurt dışında da tanınmalarını sağlamıştı. Onların eserlerini yurt dışındaki orkestralarla icra etmiş ve plak kayıtlarını yapmıştı.12 Ekim 2001 tarihinde öldü.
HAKKINDA YAZILANLAR
Efsane Şef Veda Etti
Hürriyet 13 Ekim 2001
1924 yılında Siirt’te doğan, tüm Türkiye’ye klasik müziği sevdiren Şimşek, yurtdışında plak kaydı yapan ilk Türk orkestra şefiydi.
Ünlü orkestra şefi, Devlet Sanatçısı Hikmet Şimşek dün yaşamını yitirdi. Beynindeki tümör nedeniyle bir süredir rahatsız olan sanatçı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nde tedavi görüyordu.

Kurusun
Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Diğer deli de havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve “seni en akıllı seçiyoruz” demişler. Doktorlardan biri: “Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin” demiş. Deli: “Gelemez ki!” Doktor: “Neden gelemezmiş?” Deli: “Çünkü kuruması için onu astım!”
Yilan
Temel yıkanmak üzere hamama girmiş,tam karşısında da bir Arap yıkanıyormuş.Ancak Arabın şeyi o kadar uzunmuş ki,peştemalin altından görünüyormuş.Ancak Temel bunu yılan zannetmiş.Kendi kendine
- tüh be yılana bak Arabı sokacak” demiş.
Tam o sırada gözüne iri bir çekiç ilişmiş.Çekici alıp yavaşça Arabın şeyine doğru yanaşıp bütün gücüyle vurmuş.Arap can havliyle
- yandım allah” diye bağırmış.
Temel:
- hay allah yılanı öldürdüm ama arabı fena soktu demiş
UYANMAMIŞŞ
Eve gelen sarhoş eşinin erotik giyinişini görünce durumu anlamış:
_Karıcığım biraz sabret bizimki daha uyanmadı: der:
Zidane ve cimboomm
Bir gün Real Madrid, Galatasaray ile maç yapmak için Istanbul’a gelecekmiş. Binmişler uçağa, Real Madrid’li oyuncular çok üzgün. Zidane kaptan olarak sormuş tabi
- Ne o çocuklar yüzünüzden düşen bin parça?
Raul demiş ki:
- Ya abi cimbomla oynamayı hiç istemiyoz.
Stata gelmişler. Hala millet surat yapıyor. Zidane arkadaşlarina;
- Siz gidin İstanbul’u gezin, ben onlarla tek basima maç yaparım. demiş.
Bunu duyan arkadaşlari sevinçten havalara uçmuşlar. Hemen dalmışlar İstanbul gecelerine. Maç başlamış. Devre arası Real Madrid’li futbolcular stata gelmişler ve skorboarda bakmislar Real Madrid 1:0 önde. Demişler bi Laila yapalım gelelim bari. Maçın sonunda geri gelmişler. Bi bakmışlar skor 1:1. Gitmişler soyunma odasına Zidane’yi kutlamaya, ancak Zidane almış başını iki elinin arasına ağlıyor.
- Niye ağlıyorsun, sen bütün takıma karşı tek başına oynadın ve maç berabere bitti. Bu mükemmel bi şey.
Zidane cevap vermiş;
- Eğer maçın 60. dakikasında kırmızı kart görmeseydim, farka gidecektim. Ben ona üzülüyorum…………………………
Oldu oldu
Temel uzun yol kamyon söförüdür ve 3 günlük yorucu bir yolculuktan eve dönmektedir.temel yorgundur fakat fadimeyide çok özlemistir.fadimeye telefon açar. fadime, 2 saat kadar sonra evdeyim seni çok özledim ama çokta yorgunum sen suyu sobanin üstüne koy isit oldu oldu olmadi çay demleriz.